Anasayfa » Ziynet'in Kaleminden

Sosyal Ağlara Sitem

10 Temmuz 2011 3.745 views Yorum Yok

Bir sürü sosyal ağ var. Bazılarına üye oluyorum, biraz karıştırıp çıkıyorum. Sırf bilgim olsun diye. Sonuçta bilgisayar mühendisliği okuyan biri olarak hepsini bilmem gerektiğini düşünüyorum, yani düşünüyordum. Ama verdiğim son karar şu: baş edemem!

En çok bilinen ağlarla ilgili olarak biraz içimi dökmek istedim. Mesela Facebook. Eski arkadaşlarımızı bulup, uzaktaki yakınlarımızla bir şeyler paylaşabileceğimiz faydalı bir ortam diye görüyorduk. Zamanla değer yargılarımızı değiştirdi. İnsanların gerçek hayatta değer verdiklerini gözü görmezken, resimlerini beğenen, övgü dolu yorumlar yazan sahte arkadaşlıkları değerli oldu. Yazarların sözleri değişti, sözlerin yazarları değişti. Dışarıya adım atan fotoğraf paylaşıp videosunu koyar oldu… Tamam da, arkadaşlarınızın olduğunu, sizin de dışarı çıkıp gezen bir insan olduğunuzu anlamamız için, albüm albüm fotoğraflar paylaşmanın ne anlamı var. Ve şöyle bir gerçek de var ki: altın yeryüzünde az olduğu için değerli, değil mi?

Bir de sosyal ağların birbirine girmesi diye bir olay mevcut. Facebook’ta twitter hesabını paylaşıp “hadi beni takip edin” diye insanların gözüne sokanlar var, Formspring hesabı paylaşıp soru isteyenler var! Soru sorulmasını istiyorsan da git, Formspring hesabını aç, o platformda iste. Sana soru sormak isteyen biri de, seni orada arar bulur, merak etme!

Gelelim Twitter’a. En sevdiğim sosyal ağ kendisi. Her yerde olduğu gibi bir grup insan, hatta bazı ünlülerimiz oranın da suyunu çıkarmışlar, ama onlardan haberim bile olmuyor. Beni ilgilendiren kısmı hala güzel. Güncel konuları çok güzel dile getiren, güzel paylaşımlarda bulunan insanlar var. Ufkumu açıyorlar.

Bazıları tweetlerinde kendi düşüncelerini değil de başkalarınınkini yansıtıyor. Görüp de beğendiği tweet’i hemen Copy Paste! Hatta bazıları yazarların sözlerini kendi sözü gibi paylaşıyor. Biz de yuttuk sanki! Alıntı yapıyorsanız; madem söz sahibini yazmayacaksınız; en azından 2 karakterinizi tırnak işaretlerine harcayın. 70’de 1, çok mu!

“hadi biraz da kendinizi taklit edin, bi değişiklik olsun hayatınızda!” die bir tweet’im vardı, RT etmenin tam da zamanı;)

Gelelim Formspring’e.  Her yerden soru isteyip duran, her sorulan soruya cevap veren insanlar var ki; bunlar böyle yaparak popüler olduklarını sanıyorlar. Bırakın onları, öyle mutlular. Sadece düzgün sorulara cevap veren insanlar da var tabiki, ama sayıca çok az. Tanıdığınız bir arkadaş gereksiz bir soru sorsa, belki o cevaplanır; ama anonimlerin anlamsız sorularını da cevaplamanın anlamlılığını bana anlatamazsınız, anlamam.

Sosyal olmak sosyal ağlarla olmuyor. Sosyal ağları kullanmak zorundayız, ama gerçek değerlerimizden şaşmadan. Diyorlar ki boşanmalar sosyal ağlar yüzünden artmış. Aslında sosyal ağlar insanların zaaflarını ortaya çıkardığı için boşanmalar artıyor. Normalde bilemiyorsunuz ki bir insan tanımadıklarına nasıl davranır ya da yakın olmadıklarıyla nasıl ilgilenir. Ama sosyal ağların gizlilik ayarı yetmediği veya gözünüzden kaçırdığınız anda, yakalanıyorsunuz. Aslında saklamaya çalıştığınız “gerçek siz” seriliyor gözler önüne. Yani sosyal ağlar boşanmaları arttırmadı, sadece insanları saydamlaştırdı. Ama bu saydamlıkları insanlar kaldıramadı.

Demem o ki: Bir insanın sosyal ağına bakarak kişiliğini çıkarmak gerçekten zor değil. Paylaşımlarını içinden geldiği gibi rahat yazdığı halde, düzgün bir profile sahip olanlar; işte siz çok azsınız ve özelsiniz. Değerinizi biliniz!

Ziynet Nesibe

Yoruma Açığız! :)

Be nice. İçeriği çirkin olmadığı sürece her yoruma, öneriye ve soruya "evet" :)

Etiketler: , , ,